

Ellerimi bak küçük ellerimi görüyor musun tombul parmaklı, yüzüklü, çıkıntılı ellerimi?
Yazan ellerimi, kızan ellerimi, okşayan seven ellerimi, ellerimi görüyor musun bak küçük ellerimi?
Ellerini, senin ellerini, dokunan, taşıyan, anlatan, hep bir yerlerdeki tozları kaldıran, ellerini diyorum ellerini senin, görüyor musun şimdi?
Ellerimi bak ellerimi, yemek yapamayan ellerimi, tuzu hep fazla kaçıran, makarnayı fazla diri, yumurtayı çok sıvı bırakan, hazır yemeklere yönelen ellerimi, onları diyorum biliyor musun sahi?
Ellerini senin ellerini, hani kabuslardan uyandıran, örtüleri örten soğuk olduğunda, soğukta birbirine çarpan ve hep benimkilerden daha sıcak olan, ellerini diyorum senin ellerini, düşünüyor musun hiç?
Ellerimi bak ellerimi kitapları üst üste koyan, sayfaları çeviren parmaklarımı tutan ellerimi, ellerimi diyorum hani ağır şeyler taşıyan, endişeli zamanlarda yüzümde dolaşan ellerimi, ellerimi benim, fark etmiş miydin?
Ellerini senin ellerini, iyileştiren, değiştiren, ısıtan ellerini, ellerini senin suların içinden, zamanın ötesinden gelen, öyle merhametli bir ses gibi, hani yağmurda bir nefes gibi, ellerini senin ellerini, kimse onlardan söz etmiş miydi?
Ellerimi bak ellerimi zorlandıkça birbirine vuran, ellerini diyorum ellerini, zorlandığında yüzünde dolaşan, ellerimizi diyorum ellerimizi, onları görmüyoruz görmemiz gerektiği gibi.






